ÇOCUKLARINIZA GÜZEL İSİM KOYUNUZ.Önce çocuklara İslami isim koymak gerekir. Bu her anne-babanın çocuğuna karşı olan görevlerinden biridir.Bir ismin güzel olması için mutlaka Kur’an-ı kerimde bulunması gerekmez.çocuğa verilecek ismin Arapça olması ya da bu ismin Kuran'da geçmesinin şart değildir, isim koyarken yadırganmayacak anlamlı olanların tercih edilmesi gerekmektedir "İsim koyarken dini bir merasim yoktur" baba ya da aile büyüklerinden birinin çocuk doğduğunda sağ kulağına ezan, sol kulağına ise kamet okumasının sünnettir."çoçuğunuza yadırganmayacak anlamlı isimler koyun".
 

O harfi ile başlayan isimler ve manaları


OBA : (Tür.) Er. 1. Çadırlarda yaşayan göçebe ailelerin meydana getirdiği topluluk. 2. Genellikle bölmeli göçebe cadın. 3. Yabancı. 4. Zeka ya da yetenekleri olağanüstü işler başaracak kadar üstün olan kimse, dahi. 5. Ova.
OBUZ : (Tür.) Er. 1. Su kaynağı. 2. Akarsulardan oluşan küçük derecik. 3. İki derenin birleştiği dar yer. 4. Karların erimesiyle oluşan ufak dere.
ODHAN : (Tür.) Er. - Atak, hareketli ve canlı lider.
ODKAN : (Tür.) Er. 1. Canlı, coşkulu kimse. 2. Ateş kanlı. 3. Atak. Delidolu
ODMAN : (Tür.) Er. - Ateş gibi canlı, coşkulu, hareketli kimse.
OFLAZ : (Tür.). 1. İyi, güzel, eksiksiz, tam. 2. Gürbüz, yakışıklı, güzel giyinen. 3. Becerikli. 4. Eflatun rengi. 5. İşe yarar uygun. 6. Cesur kabadayı. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OFLAZER : (Tür.) Er. - Oflaz er. Gürbüz, becerikli, eksiksiz, yiğit.
OGANER : (Tür.) Er. - Oğan er.
OĞANER : (Tür.) Er. - Oğan er.
OĞANSOY : (Tür.) Er. - Oğan soy.
OĞUÇ : (Tür.) Er. 1. Oymak. Hısım, akraba. 2. Bereket.
OGÜN : (Tür.). - Anımsanan belirli bir günde doğan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OĞUR : (Tür.) Er. 1. Uğur. 2. Samimi, içten dost. 3. Bir şey yapabilmek için ele geçen zaman ya da elverişli durum.
OĞURALP : (Tür.) Er. - Samimi, içten yiğit.
OĞURATA : (Tür.) Er. - Uğurlu ata.
OĞUŞ : (Tür.) Er. - Erkek çocuk.
OĞUZ : (Tür.) Er. 1. Mübarek, saf ve iyi yaratılışlı. 2. Genç, sağlam, güçlü. 3. Anlayışı kıt, bön. 4. Köylü. Tosun. 5. Türk efsanelerinde geçen büyük bir kahraman. Büyük bir Türk boyu.
OĞUZALP : (Tür.) Er. - Oğuz boyundan, yiğit, savaşçı.
OĞUZATA : (Tür.) Er. 1. Oğuz´a mensup, güçlü yiğit baba. 2. Oğuz kahramanı.
OĞUZBALA: (Tür.) Er. 1. Oğuz çocuğu. 2. Yiğit gürbüz çocuk.
OĞUZBAY : (Tür.) Er. - Oğuz bay.
OĞUZCAN : (Tür.) Er. - Oğuz can.
OĞUZER : (Tür.) Er. - Oğuz er.
OĞUZHAN : (Tür.) Er. 1. Yiğit han, hakan. 2. Oğuz boylarının efsanevi kahramanı.
OĞUZKAN : (Tür.) Er. - Damarlarında Oğuz kanı taşıyan.
OĞUZMAN : (Tür.) Er. - Güçlü, sağlam, iyi yürekli, dost kimse.
OĞUZTAN : (Tür.) Er. - Görkemli, aydınlık.
OĞUZTÜZÜN: (Tür.) Er. 1. Sağlam, yiğit. 2. Yumuşak huylu, sakin.
OKAN : (Tür.) Er. 1. Anlayışlı. Anlama, öğrenme. 2. Tanrı, oğuz.
OKANALP : (Tür.) Er. 1. Anlayışlı yiğit. 2. Tanrısal gücü olan yiğit.
OKANDAN : (Tür.) Er. - Tanrı´dan gelen, Tanrı´nın verdiği.
OKATAN : (Tür.) Er. - Ok atan.
OKATAY : (Tür.) Er. - Ok atay.
OKAY : (Tür.). 1. Baht, talih, şans. 2. Bahtlı, talihli. 3. Beğenme. 4. Satürn gezegeni. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OKBAŞ : (Tür.) Er. - Ok baş.
OKBOĞA : (Tür.) Er. - Hızlı ve boğa gibi güçlü.
OKBUDUN : (Tür.) Er. - Birlik içinde olan. Dürüst soya mensup.
OKCAN : (Tür.) Er. - Canlı, hareketli canı tez.
OKÇUN : (Tür.) Er. - Uzak, öte, uzakta bulunan.
OKDAĞ : (Tür.) Er. - Ok dağ.
OKDEMİR : (Tür.) Er. 1. Demir gibi sağlam ve atak. 2. Demirden yapılmış ok.
OKER : (Tür.) Er. - Hızlı, canlı, hareketli kimse.
OKERGÜN : (Tür.) Er. - Ok ergin.
OKGÜÇ : (Tür.) Er. - Ok gibi güçlü ve hızlı.
OKHAN : (Tür.) Er. - Hızlı, atak ve güçlü lider, han.
OKKAN : (Tür.) Er. - Ok kan.
OKMAN : (Tür.) Er. 1. Ok gibi hızlı, güçlü kimse. 2. Okçu. Kemankeş.
OKŞAK : (Tür.) Er. 1. Benzeyiş. 2. Benzeyen, andıran.
OKSAL : (Tür.) Er. - Ok sal.
OKSALMIŞ: (Tür.) Er. - Ok atmakla meşhur.
OKŞAN : (Tür.) Ka. - Daima övülen, beğenilen insan ol.
OKSAR : (Tür.) Er. - Ok atışına hazırlan.
OKSAY : (Tür.) Er. - Ok ve Say´dan birleşik isim.
OKSEV : (Tür.) Er. - Ok ve Sev´den birleşik isim.
OKSU : (Tür.) Er. - Hızlı ve düzenli akan su.
OKTAN : (Tür.) Er. - Ok tan.
OKTAR : (Tür.) Er. - Ok tar.
OKTAY : (Tür.) Er. - Öfkeli, sinirli, kızgın.
OKTÜREMİŞ: (Tür.) Er. - Ok türemış.
OKUŞ : (Tür.) Er. 1. Zeka, akıl, anlayışlılık (Öküs´ten). 2. Çağrı, davet.
OKUŞLU : (Tür.) Er. - Zeki, akıllı, anlayışlı.
OKUTAN : (Tür.) Er. - Eğitici, öğretmen.
OKUTMAN : (Tür.) Er. - Okutan, öğreten, öğretmen.
OKUYAN : (Tür.) Er. 1. Okumayı seven. 2. Çağıran, davet eden.
OKYALAZ : (Tür.) Er. - Ateş gibi canlı ve çabuk.
OKYAN : (Tür.) Er. - Ok yan.
OKYANUS : (Yun.) - Ana karaları birbirinden ayıran büyük deniz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OKYAR : (Tür.) Er. - Ok yar.
OLCA : (Tür.) - Savaşta düşmandan ele geçirilen mal, ganimet. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OLCAY : (Tür.) Ka. - Baht, talih, ikbal.
OLCAYTU : (Tür.) Er. - Bahtlı, şanslı, talihli.
OLCUM : (Tür.) l. Eli işe yatkın, becerikli, usta. 2. Kendini olduğundan üstün gösteren. 3. Hekimlik taslayan kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OLDAÇ : (Tür.) Er. - Şişman, büyümeye, gelişmeye elverişli olan.
OLGAÇ : (Tür.) Er. - Olgun, yetişkin, iyi gelişmiş.
OLGUN : (Tür.) - Bilgi, görgü ve hoşgörüsü gelişmiş kimse. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OLGUNAY : (Tür.) - Olgunay, dolunay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır
OLGUNER : (Tür.) Er. - Olgun er. Yetişmiş, iyi gelişmiş kimse.
OLGUNSOY: (Tür.) Er. - Tanınmış soydan gelen.
OLGUNSU : (Tür.) Er. - Olgunsu
OLSAR : (Tür.) Er. - Adın duyulsun.
OMAÇ : (Tür.) - Hedef, gaye, amaç. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OMAY : (Tür.) 1. Seçkin, seçilmiş. 2. Özet, öz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ONAR : (Tür.) - Daha iyi bir duruma giren, mutlu olan. Hastalıktan, dertten kurtulan. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ONARAN : (Tür.) Er. 1. Düzelten, yararlı bir duruma getiren. İyileştiren, tedavi eden. 2. Başaran, bitiren.
ONAT : (Tür.) 1. İyi, güzel, düzgün. 2. İyi yaratılışlı. 3. Doğru, dürüst nitelikli. 4. Kolay. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ONATKAN : (Tür.) Er. - Onat kan. Temiz, dürüst soydan gelen.
ONATSÜ : (Tür.) Er. - Güzel, dürüst asker. Nitelikli asker.
ONAY : (Tür.). -Uygun bulma, onaylama. Uygun yerinde. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ONBULAK : (Tür.) Er. - On bulak.
ONGAR : (Tür.) Er. - Kurtuluş.
ONGAY : (Tür.) Er. - Kolay.
ONGU : (Tür.) Ka. 1. Gönül rahatlığı, mutluluk, sağlık. 2. Bayındırlık, gelişmişlik.
ONGUN : (Tür.) 1. Eksiksiz, tam. 2. Verimli, bol, Bayındır. 3. Kutlu, uğurlu, beğenilen. 4. Kurtulmuş, onmuş. 5. Gelişmiş, gürbüz. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ONGUNALP: (Tür.) Er. - Kutlu, uğurlu, beğenilen yiğit.
ONGUNER : (Tür.) Er. - Gelişmiş, gürbüz genç.
ONGÜNER : (Tür.) Er. - Ongün-er.
ONGÜNEŞ : (Tür.) Er. - Ongün-eş.
ONGUNSU : (Tür.) Er. - Bol ve gür akan su.
ONUK : (Tür.) Er. - Sevgili, aziz.
ONUKER : (Tür.) Er. - Onuk er. Sevilen, sevgili insan, saygı değer.
ONUKTEKİN: (Tür.) Er. - Sevilen, sayılan güvenilir, emin insan.
ONUL : (Tür.) - İyileş, iyi ol, sağlıklı ol. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ONULTAN : (Tür.) Er. - İyileştiren, düzelten, sağlığına kavuşturan.
ONUR : (Tür.) Er. 1. İnsanın kendisine karşı duyduğu saygı. 2. Başkalarının gösterdiği saygının dayandığı değer, şeref.
ONURAD : (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış ad.
ONURAL : (Tür.) Er. - Şan, şeref kazan.
ONURALP : (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış kimse. Yiğit ve onurlu.
ONURHAN : (Tür.) Er. - Onurlu han, hükümdar.
ONURKAN : (Tür.) Er. - Onurlu, soylu kandan gelen.
ONURSAL : (Tür.) Er. - Onurla ilgili. Saygı için verilen san.
ONURSAN : (Tür.) Er. - Onuruyla tanınmış, şerefli.
ONURSAY : (Tür.) Er. - Onur say.
ONURSEV : (Tür.) Er. - Onur sev.
ONURSOY : (Tür.) Er. - Onurlu soydan gelen.
ONURSÜ : (Tür.) Er. - Onurlu asker.
ONURSU : (Tür.) Er. - Onur su.
ORAK : (Tür.) Er. 1. Ekin biçme zamanı, hasat. 2. Ekin biçme aracı.
ORAL : (Tür.) Er. - Kuleyi, şehri ele geçir, zaptet.
ORALMIŞ : (Tür.) Er. Kale, şehir almış.
ORAN : (Tür.) Er. 1. Ölçü, nispet, derece. Ölçülü, hesaplı. 2. Tahmin. 3. Anlayışlı. 4. Abartma, abartı. 5. Özel işaret, nişan.
ORAY : (Tür.) 1. Ateş gibi kızıl renkte ay. 2. Şehirli, şehirde yaşayan. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
ORBAY : , (Tür.) Er. - Ordu komutanı. Ordu beyi.
ORBEK : (Tür.) Er. - Şehir beyi.
ORBEY : (Tür.) Er. - Bekçi muhafız.
ORCAN : (Tür.) Er. 1. Bey can. 2. Üstün, kıdemli kişi.
ORCANER : (Tür.) Er. - (bkz. Orcan).
ORÇUN : (Tür.) Er. - Ardıllar, halefler.
ORGÜL : (Tür.) Ka. - Ateş gibi kırmızı renkte gül.
ORGUN : (Tür.) Er. - Gizli saklı.
ÖRGÜN : (Tür.) Er. - Sıcak gün.
ORGUNALP: (Tür.) Er. - Örgün alp.
ORGUNALP: (Tür.) Er. - Orgun alp.
ORHAN : (Tür.) Er. - Şehrin yöneticisi, hakimi. Orhan Gazi: Osmanlı imparatorluğunun ikinci padişahı.
ORHUN : (Tür.) Er. 1. Orta Asya´da bir ırmak. 2. Orta Asya Türklerinin kullandığı en eski yazı. 3. Yüksek, yüce Hun anlamında.
ORKAN : (Tür.) Er. - Or kan.
ORKİDE : (Fran.) Ka. - Çiçeklerinin güzelliği nedeniyle seralarda yetiştirilen değerli bir süs bitkisi.
ORKUN : (Tür.) Er. - (bkz. Or hun).
ORKUT : (Tür.) Er. - Kutlu, uğurlu şehir.
ORKUTAY : (Tür.) Er. - Or kut ay.
ORTAÇ : (Tür.) Er. 1. Tepe, ozanların bulunduğu. 2. Mirasçı. 3. Veliaht. 4. Sıfat fiiller.
ORTAN : (Tür.) Er. - Ateş renginde kızıl tan.
ORTANCA : (Tür.) 1. Pek çok türü bulunan süs bitkisi. 2. Yaş bakımından üç kardeşin büyüğü ile küçüğü arasındaki kardeş. İsim olarak kullanılmaz.
ÖRTÜN : (Tür.) Er. - Ortanca kardeş.
ORTUNÇ : (Tür.) Er. - Ateş renginde tunç.
ORUÇ : (Tür.) Er. - İslam´ın beş şartından birisidir. Tan yerinin ağarmasından güneş batana kadar Allah rızası için yiyip içmekten cinsi münasebetten sakınmak. İbadet. Savm. -Oruç Reis
ORUK : (Tür.) Er.l. Aile, oymak. Göçmen olarak gelip bir yere yerleşen. 2. Yol, çare, imkan.
ORUN : (Tür.) Er. 1. Özel, yer. Önemli bir görevlinin çalıştığı yer, makam. 2. Gizli, habersiz. 3. Huy, yaratılış.
ORUS : (Tür.) Er. - Eski uygur adlarındandır. "Talih, baht, saadet" anla­mındadır.
ORUZ : (Tür.) Er. - Düşün, düşünce.
OSKAN : (Tür.) Er. - Akıllı.
OSKAY : (Tür.) - Neşeli, mutlu. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OSMAN : (Ar.) Er. 1. Bir tür kuş ya da ejderha. 2. Hz. Muhammed (s.a.s)´in damadı ve Hz. Ömer´den sonra devlet başkanı olan III. halife. 3. Osmanlı devletinin kurucusu, Osman Gazi.
OTAC : (Tür.). - Hekim, doktor. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OTARAN : (Tür.) Er. - Hayvanları otlatan çoban.
OTAY : (Tür.) - Ateş renginde ay. -Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OYA : (Tür.) Ka. 1. Genellikle ipek ibrişim kullanılarak iğne, mekik, tığ ya da firkete ile yapılan ince dantel. 2. İnce, güzel, nazik.
OYAL : (Tür.) - Oy al. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OYALP : (Tür.) Er. - Oy alp.
OYANALP : (Tür.) Er. - Oğan alp. Güçlü yiğit.
OYLUM : (Tür.) 1. Vadi, koyak. Çukur, oyuk. 2. Bir cismin uzayda kapladığı boşluk. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OYMAN : (Tür.) Er. - Görüş, düşünce sahibi.
OYTUN : (Tür.) 1. Kutsal, mübarek. 2. Beğenilen, güzel yer. Alçak yer, ova. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OYTUNÇ : (Tür.) Er. - Oy tunç.
OYUM : (Tür.) - Oymak işi. - Erkek ve kadın adı olarak kullanılır.
OZAN : (Tür.) Er. 1. Şiir yazan, şair. Halk şairi. 2. Şakacı, tatlı, güzel konuşan.
OZANALP : (Tür.) Er. - Şiir söyleyen tatlı dilli yiğit.
OZANER : (Tür.) Er. - Ozan er.
OZANSOY : (Tür.) Er. - Güzel konuşan, şiir yazan bir soydan gelen.
OZANSÜ : (Tür.) Er. - Güzel konuşan, şiir yazan asker.
OZGAN : (Tür.) Er. - Öne geçen, kazanan, başarılı.

0 yorum: